7140 Kez Görüntülendi

Ada'm

Ne Heredot’un dediği kadar uzun ömürlü yaşama meraklısıyız, ne de pembe panjurlu ev hayaliyle bir adaya düşenlerden.

Dar sokakların, geniş bağlara tezatlığı,

Her yolun denize çıkışı,

Gökyüzünün bitmediğini görebilmemiz,

Üzümünü yiyip bağcısıyla tavla oynayabilmemiz,

Hangi koyundan denize girsek diye derin kaygılar yaşadığımız,

Nerede ne yesek de yanında ne içsek diye her gün yazı tura attığımız ayrı bir dünya keşfi ile geldik bu adaya…

Anakaraya bağlı ama bağımsız ruh hali, kalabalık ve bir o kadar kaçak ruhunun inziva halleri bizi ona aşık etti.

Başını omzuna dayayabildiğimiz,

Doğasında bir hiç olduğumuzu, denizinde yeniden doğabileceğimizi hatırlatan ada kılığındaki bu dost, günün birinde bizi kendine ekledi… ve biz de onu…

Sonra ona benzedik …

Neşeli ve bir o kadar da sakin, kalabalık bir o kadar da yalnız, olması gerektiği kadar güler yüzlü, ve her anı samimi Ada’m olduk biz de Bozcaada’da..

 


 

Yorumlar